Derinlerde yaşıyoruz, derin sularda gökyüzüne hasretimiz.
Karanlıklarda yaşıyoruz, görmediklerimize hasret dolu.
Ve bir an geliyor yükseliyor ruhlarımız, içi hava dolu bir balon misali...
Ve o an ürküyoruz hasret dolu hayallerimizden.
Hudutsuz hayallerden korkumuz; hayalsiz hudutları aşarken endişe sarmalıyor bedenimizi.
Gökyüzünün sonsuzluğuna kapılırken yağmur çiseliyor kuruyan bedenlerimize.
Yabancılaştığımız bir katmanda ciğerlerimize doldurduğumuz her bir nefes acı vermeye başlıyor.
Kendi acılarımız dolarken ciğerlerimize, insan olmayı işte o zaman anlıyoruz...
İnsan olmak ki; bu dar-ı dünyanın ötesinde.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder