Bir umut doluyor cümlelerime, beklenmedik zamanda doğan ve kırıntılardan bir okyanusa dönüşen, kırıntılardan bir krallık, bir imparatorluk, ama esasında sadece bir umut birikimi.
Herkes bir şekilde yaşıyor hayatını, ancak herkes kendi rolüne hazırlanıyor bu büyük perde öncesi. Perde açılıyor, alkış kıyamet kopuyor, ve mahcupluk bu ya, onlar bizi hazır hissederken; aslında durum biraz farklı. Rol aynı rol, fakat cümleler tam olarak bu değil. Sahne aynı sahne, ancak bakan gözün konumuna göre eksiklikler çarpıcı. Bedenler aynı olsa da roller biraz karmaşık. Gözün gördüğü sadece sıradanlık iken, gözün görmedikleri de aynı derecede kadim. Yerle yeksan olmuş bir performansın içinde boyunlarında birer değirmen taşıyla oynayan, oynamak zorunda kalan, nice oyuncularla omuz omuza gösterilen performans. Performans bu ya; büyük oyun içinde aslında küçük oyunlarını saklayan nice oyunlar, gerçekte sadece büyük perdeyi bekliyor. Perde bu ya; açılması ile kapanması iki hayal ipliğinin yumaktan çözülmesine bağlı. En dolambaçsız en hakiki yol olmalı ve aslında oyuncuların bile tahmin edemeyeceği bir güzargahtan ilerlemeli bu yol;
Hayallerinden..!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder