Yağmurun geleceği bulutlardan bellidir , baharın habercisi de tüm ihtişamıyla boy gösteren yılın ilk çiçekleridir. Göz yaşının hissiyatını önce yüreğimizde hissetmez miyiz..! Sonbahar bize pastelleşen renkleriyle haber vermez mi geleceğini? Mevsim hazana dönerken içimizi anlamsız bir keder kaplar olur ya işte o noktada durup yitirdiklerimizi ve yitirmekte olduklarımızı düşünmez miyiz?
Kainattan ilham alıyoruz, her yönüyle kainatı arzuluyor ve hayranlık duyuyoruz. Tıpkı onun gibiyiz, onun ilkelerini rol edinmişiz. Çağlayan ırmaklar gibiyiz bazen, bazense durgun. Kimi zaman Gök gürültüleriyle bir sağanak olup hiç durulmayacakmış gibi salt öfkeyi haykırırcasına döküyoruz içimizdeki boşlukları, ama ardından güneş doğmuyor mu kalan öfke bulutlarımızın arasından.
Gel Git ler arasında alçalıp yükselmiyor mu ruhlarımız... Guguk kuşu olmak istemedik mi hiç; yuva yapmamak hiç bir yere ait olmamak olmadı mı düşlerimiz?
Gel Git ler arasında alçalıp yükselmiyor mu ruhlarımız... Guguk kuşu olmak istemedik mi hiç; yuva yapmamak hiç bir yere ait olmamak olmadı mı düşlerimiz?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder