29 Mart 2013 Cuma

Yazmak

Yazılan hep yalnızlık mıdır yoksa yalnızlık hep yazılan mıdır? Yazmak için uzun yolculuklar mı gerekir yoksa yazmak başlı başına uzun bir yolculuk mudur zaten?

Ben en çok yolculuklarımda yazma dürtüsü içinde hissederim kendimi. Karşı konulamaz bir istek kabarır benliğimde. Sanki yolculukların temel nedeni yazmakmış gibi. Sanki yazmanın asıl varoluşu yolculuklarmış gibi. Örneğin kıtalar arası bir uçuşta yeryüzünde yaşayan insanların birer zerrecikten daha küçük göründüğü, aslında hiç görünmediği o anda yazmak başlı başına varoluşa döner, varoluşuma döner. Belkide o an yeryüzü küçülür gözlerimde, gök kubbe ise devleşiverir birden. İşte o an sadece bir kağıt ve kalem yaşamak için bir neden olur. Bir kalemin kağıda döktüğü o harfler bu yolculukların boşa olmadığını haklı çıkarır. Ve susar dünya, bir an zaman bile soluksuz kalır. Artık yeni bir perde açılır dünyamda... Ölümsüzlüğü isteyen kalemim artık tiradına başlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder