16 Ekim 2012 Salı

Karmaşıklık

      Bir akşam öyle oturmuş sadece dizi izliyorum, komik bir dizi olduğu bir üst mahalleden belli olacak kadar kahkahalarım yükseliyor odamda. Bir an durup düşünüyorum sadece izlediğim şeyler mi beni güldüren, yoksa bünyemin uzun zamandır içinde biriktirdiği şeylerin tezat bir şekilde dışa vurumu mu beni gülmekten kırıp geçiren diye!!! 
     Zor zamanlarım oldu. Belki her insanın karşılaşabileceği zorluklardandı... bu noktada bir söz geliyor aklıma ''kimine yaşadığı şeyler değer geçer kimini ise deler geçer'' bana hangisi oldu dersiniz? Deyip geçmediği aşikar fakat delip geçtiği de söylenemez. İkisinin arasında bir araf mı desem ne desem bilemedim, lakin beni duygusal anlamda etkileyen şeyler yaşadığım aşikar.
    Nerden başlamalı anlatmaya, yada hiç başlamamalı mı yaşanmışlıkları deşmeye! Aslında şunu biliyorum ki kendi adımı kullanmadığım sırlanmış bir blog içinde yazıyor olsaydım şayet, anlatacağım o kadar hikayeler o kadar İnsanlar olurdu ki; yaşanmışlıkları anlatmaya kelimeler, cümleler ve hatta sayfalar yetersiz kalırdı, bu saydıklarım yetersiz kalmasa bile benim anlatımım yetersiz kalırdı. 
    Ne bileyim işte... böyle bir ruh halindeyim bu aralar. Sürekli bir yazma dürtüsü ve onu bastırmaya çalışan ve işinde usta olduğu uzun bir ara sürecinden belli olan yazdıklarımı bastıran bir duygu halindeyim. Şu an için bu yazıyı yazdığıma göre galip belli ama bu gelibiyet yarın için böyle olmaya bilir. Ve hatta gelecekteki yarınlar içinde...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder