Fikirler bir anda gelişir derler fakat bence durum bundan biraz farklı. Bir fikir uzun bir bilinçaltı serüveniyle başlar bu hayattaki rolüne ilk başlarda bir filmdeki önemsiz bir yan rol gibi gözükse de aslında bütünü göz önüne aldığımızda bu önemli bir araç olarak karşımıza çıkar, ardından seçimler yapmamızı ister bilinçaltımız, hiç olmadığı kadar gerçek bir şekilde, ancak zihnimizde seçimler yapmamızı ister, yol ayrımları sunar, sürekli yollar çatallanır doğru bir istikametimiz olmaz, sürekli ara yollara örgülenir... ve ardından bu fikir yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başlar tıpkı bir tohumun yer altından çıkarak gökyüzüyle ilk yüzleşmesi gibi, Tohum bu zamana kadar onsuz da yaşamıştır ancak bundan sonrası için karşılıklı bir anlaşmaya ihtiyaç duyarlar belkide hiç maddesi olmayan bir anlaşmaya, sadece güvene dayalı sadece hayattaki rollerini tam olarak gerçekleştiren bu tabiatın arasında olacak türden bir güvene dayalı ..!Sonsuz Gökyüzü ona sonsuz nimetlerinden güneşi sunar o ufacık tohumda ona sadece az miktarda üretebileceği oksijenini sunar ama bu onu önemli yapar çünkü bir amaç doğrultusunda ilerlemiştir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder